dingin
huzursuzluğun artık mutsuz edemediği hal...
20130719
aldatmak
Bu haftasonu arkadaşımın bir misafiri gelecek uzak bir şehirden...arkadaşım onunla güzel ve lüks sayılabilecek bir evde kalacak. Yalnız ikisi...arkadaşımın sevgilisi ve sözlüsü(nefret ettiğim bir tabirdir) olan bir diğer arkadaşım ise memleketinde ailesinin yanında..Normalde bende kalacaktı gelecek olan bekar ve sevgilisiz aynı zamanda multi-seküler kadın misafir; ancak arkadaşım son anda tek başlarına kalabilecekleri bahis mevzu eve gitmek yönünde fikir değiştirdi.. Şimdi olay böyle iken sana soruyorum sevgili sıkılan insan; bu çiftimiz gece rahat giyindikten sonra-ev klimalı bu arada- seks yapmayacaklar mı?....Bence arkadaşım bunu yapmayı her zerresiyle istiyor.. Çünkü sevgilisinin kadından haberi yok ve özellikle yalnız kalacakları bir yer bulma uğraşı var ve benim arkadaşım olan bu sevdiğim zat sevgilisinden 3 haftadır ayrı....Tüm parçaları bir araya getirince bende kuvvetli bir ihtimal hasıl oluyor...o da uzun bacaklı bir kadının tabiriyle ''jimnastik'' yapacak olmaları... Ayrıca arkadaşımın bu konuda sabıkaları da var...Ama diceksin ki sana ne olum milletin seksinden meksinden? haklısın ama ben de sadece burada konuşuyorum onun dışında asla dile getirmem..
Asıl soru ise; arkadaşım neden sevgilisini - ki evlenmek planları var- aldatıyor? Bu sorunun cevabına ''çünkü seks yapmak istiyor ve aralarında duygusal bir şey yok'' deyip basite indirgemek istemiyorum. Bence bu çok sığ bir yorumdur.. Seks yapmak isteği de var elbette ancak şahsen duyguların çok etkin olduğunu düşünüyorum. Arkadaşımı bu duruma iten şey sevgilisinin onu biraz bunaltması bence. Aldatarak kendine bile belki itiraf edemediği intikam hissini tatmin edecek. Biz insanlar en yakınımızdakilerden de intikam alırız ve bunu kendimize bile itiraf etmekte zorlanırız. Çünkü vicdanımız bizi sıkıştırdığında ona verecek bir cevabımız olamlı ve bu cevaba kendimizi ikna edebilmeliyiz. Bundan varacağımı sonuç sevgilinize iyi davranın ki sizi aldatmasın yoksa sizden öyle bir şekilde intikam alır ki, ruhunuz bile duymaz
20130716
mektup-laş-ma(K)
Bu zamanlarda garip bir mektuplaşma heyecanı sarıp sarmalamış beni. Bir posta memurunun gelip, zilime basıp bana bir mektup vermesi isteği neden bu kadar pahalıya mal oluyor anlamıyorum...Ama sanırım benim mektuplaşma isteğimin tarzı biraz postmodern o yüzden kimse bana menfi-müsbet bi geri dönüş zahmetinde dahi bulunmuyor...Postmodern, çünkü tanıdığım birinden mektup almak istemiyorum. Çünkü tanıdığımız veya tanışacağımız birine karşı samimi olamayacağımızı düşünüyorum hiddetle...o sebebtendir benim illa da hiç tanımadığım biriyle mektuplaşmak isteğim....Düşünsene sevgili sıkıılan insan; hiç tanımadığın birine sanki 40 yıllık kankinmiş gibi içten samimi mektuplar yazıyosun. yalansız ve maskesiz...sadece ruh hallerini anlatıyosun vaya kızdığın sevindiğin şeyleri sansürsüz bir şekilde yazıyosun ve yolluyorsun...ama tabiki de böle çok çok gizli şeyleri yazmıyosun çünkü hem buna gerek yok hem de insanoğluna güvenilmez oyle çok.....Mesela bir mevzu var hayatında bir türlü işin içinden çıkamıyosun ve de bahsi geçen mevzu seni fazlasıyla yoruyor ve sıkıyor. Alıyosun a4 kağıdını sıkıldığın bir zaman diliminde başlıyosun ayrıntılarıyla yazmaya ve akabinde götürüp ptt ye teslim ediyosun....sonra bakıyosun ki sana bi mektup gelmiş bir hafta sonra. - nasıl heycanlanacağını hayal et - acıp okuyosun bi de ne göresin; o karmaşayla bi dalga geçmiş ki o mektup arkadaşın, kahkahalara boğula boğula okuyosun millet gelip soruyor hayırdır ne oldu diye? anlatmıyosun tabii...:) tabi bunun bir de romantizm tarafı var ki bunu asla gözardı etmemelisin...o yüzden cinsel yönelimin yönünde bir cinsiyet seçmelisin -homoseksüel olabileceğini düşündüm o yüzden ''yönelim''- Yani mesela sana mektup atan kişinin suratını felan merak edeceksin veya onunla romantik bir mekanda filtre kahveni yudumladığını hayal edeceksin....yani benim için bir şeyin romantik olabilmesinin 1. şartı kadın'lı olması olduğundan dolayı bir kadından mektup almalıyım ama asla tanışmicaz bu da romantizmin boyutunu derinleştirecek ve kendini daha heycanlı hissedeceksin mektup beklerken....Hasılıkelam; mektup arkadaşı arıyorum
20130414
kadın, o kadın, o
O'nun esmer pürüzsüz teninini özlüyorum....ve yumuşak bedenine sımsıkı sarılmayı özlüyorum...ve O'nu bitirmeyi özlüyorum...ve O'nu aynada izlemeyi özlüyorum....ve O'nun sımsıcak bedenini özlüyorum....ve O'nun dolgun dudaklarını özlüyorum......çok zaman oldu gideli...keşke o kadar acımasız sözler söylemeseydim....keşke o bu kadar acele etmeseydi gitmek için....ama hissediyorum ki beynimden de gidiyo....içimdeki son çırpınışları bunlar....sonra onu artık özlemeyeceğim....
20121130
gizlenirken kendinden
''kendini unutmak'' ve ''tüketmek'' kavramları arasında sanırım çok az fark var.. Ancak buna rağmen kafamda tüketmek gayet pis ve uzak bir kelime iken; aksine, kendini unutmak yakın ve meşru bir kavram...o farka dönecek olursak; sanırım tüketmek, kendini unutmak a kıyasla daha bi bilinçsizce yapılan bir şey. Onun dışında genel itibariyle aynı şeyler...ama ben ne zaman yaptığım ahlaksız veya aptalca bir şeyi düşünürsem, aklımda ''kendinden kurtulmak için'' nükleer başlıklı füzelerim ateşleniyor ve vicdanımı anında hizaya getiriyorum...oysa güpegündüz ortada, ben herşeyle onu ''tüketmek'' için kontak kuruyorum...isanlar, kavramlar, kitaplar v.s. İçimde inanılmaz bir tüketme arzusu var..bir yıl önceki benle alakam yok. Hayatımın bütün kontrol mekanimalarını terkettim...yakın veya uzak tek bir hedefim yok...Hayat bir nehirse ben onun içine kırılıp atılmış bir ağaç dalı gibiyim; öyle savunmasız, öyle başıboş ve öyle enerjisizim...o su beni nereye götürürse ben de oraya gidiyorum..
2 gece önce kendimden ne kadar utandığımı anlatamam...o soğuk odada ve karanlıkta öylece bekledim. yavaş adamlar atıyordum duyulmasın diye...öksürmek istiyordum ama bunu duymasınlar diye yapmıyordum...kadınım diğer odada ağlıyordu ve ona hiç mi hiç yardım edemiyordum...kapalı kapılar ardından yükselen bağırışmaları duymak için uğraşıyordum ama çoğunu duyamıyordum...bekleyerek sigara içmeye devam ediyordum..öksürmek istiyor ama bunu yapmıyordum..yavaşca pencereye yaklaşıp izmaritimi pervaza bırakıyor gerisin geriye kapının ağzına geliyordum...acıdım kendime... 2 gece önce bu halimin ağırlığından kurtulmak için kendi kendime ''evet bu heycan beni kendimden uzaklaştırıyor biraz o yüzden iyi bir deneyimleme'' diyordum..ama hayır ben o gece o soğuk odada üşüye üşüye kendimi ve kadınımı tüketiyordum...
bu son bir kaç aydır bundan ibaretim.. hiç düşünmüyorum ve hiç okumuyorum neredeyse
ama devam ediyorum herşeye ve her zamanki gibi çok gülüyorum...yalan dolan ve anlamsız şaklabanlıklar...işte benim yaşadıklarım..bu yöntemle korkularımdan ve handikaplarımdan kurtulmayı planlıyorum....handikaplarıımdan kurtulacağım kesin gibi ama korkularımdan kurtulmak sanki epeyce vakit alacakmış gibi...
içinde yaşadığım deri filmini izledim geçen almadovar'ın....ordaki kaplan'ın sevişmesi bana beni hatırlattı ve sevişirkken içimdeki şiddeti mi ortaya çıkarıyorum diye düşündüm...sonra bu konuyu düşünmekten vazgeçtim...
2 gece önce kendimden ne kadar utandığımı anlatamam...o soğuk odada ve karanlıkta öylece bekledim. yavaş adamlar atıyordum duyulmasın diye...öksürmek istiyordum ama bunu duymasınlar diye yapmıyordum...kadınım diğer odada ağlıyordu ve ona hiç mi hiç yardım edemiyordum...kapalı kapılar ardından yükselen bağırışmaları duymak için uğraşıyordum ama çoğunu duyamıyordum...bekleyerek sigara içmeye devam ediyordum..öksürmek istiyor ama bunu yapmıyordum..yavaşca pencereye yaklaşıp izmaritimi pervaza bırakıyor gerisin geriye kapının ağzına geliyordum...acıdım kendime... 2 gece önce bu halimin ağırlığından kurtulmak için kendi kendime ''evet bu heycan beni kendimden uzaklaştırıyor biraz o yüzden iyi bir deneyimleme'' diyordum..ama hayır ben o gece o soğuk odada üşüye üşüye kendimi ve kadınımı tüketiyordum...
bu son bir kaç aydır bundan ibaretim.. hiç düşünmüyorum ve hiç okumuyorum neredeyse
ama devam ediyorum herşeye ve her zamanki gibi çok gülüyorum...yalan dolan ve anlamsız şaklabanlıklar...işte benim yaşadıklarım..bu yöntemle korkularımdan ve handikaplarımdan kurtulmayı planlıyorum....handikaplarıımdan kurtulacağım kesin gibi ama korkularımdan kurtulmak sanki epeyce vakit alacakmış gibi...
içinde yaşadığım deri filmini izledim geçen almadovar'ın....ordaki kaplan'ın sevişmesi bana beni hatırlattı ve sevişirkken içimdeki şiddeti mi ortaya çıkarıyorum diye düşündüm...sonra bu konuyu düşünmekten vazgeçtim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
