Canım sıkılan insan merhaba tekraren.
Bir dizi şeyi yeniledim hayatımda işimi, çalışma durumumu, çevremdekileri, evimi, şehrimi, bedenimi(zayıfladım biraz😉)... bunca şeye adapta olmakta zorlanıyorum. Hele iş; çok yoruyor beni ve sanki boğuyor yoğunluk... Bu uyum sürecinde kendimle uğraşmadığim için kısmen ruhi bi rahatlama dönemi yaşıyorum yani içsel izdiraplarim azaldı epey... bi daha ne zaman nüks eder bilmem ama şuan uykuda ve bu iyi hissetiriyor... yaşı benden büyük büyük poposu olan kadınlar tanıyorum bu aralar sıkça...bu konuya sonra gelecem
Onca yeni şeyin içinde tikanmişken şunu farkettim ki, çok hızlı samimi olunca çok daha hızlı da kopma oluyormuş... yani ilişkilerimizi zamana yayıp yedire yedire inşa etmeliymişiz. Öyle tezcanliliğa lüzum yok. Samimiyet gerektiren şeyleri hızlı samimi olduğun insanlarla yapmamalısın. Sanki gitmeler biraz gelmelere benziyor ve en az gelirken ki sevinç kadar belki de daha fazla giderkenki hüzün sarsıyor. Elhasil zor işler bu gelmeler-gitmeler.
Bişey daha söylemeliyim sevgili sıkılan insan, kimse kimseye kolay kolay emek vermiyor. Kimse kimseyi büyütmüyor. Çok az efor bile yetecekken yapmıyor ve sana emek vermiyor. Muhtemelen karşılığını alacaktır ama ona rağmen sana emek vermiyor. Oysa insan emekle guzelleşir insan birini büyütünce büyür ve kemale erer.
Öyle işte... bunca şeyi yaşarken düşünürken... geçip giden yıllar kalıyor bize bi tek ve alnımıza, göz çevremize konan çizgiler.