dingin

dingin
huzursuzluğun artık mutsuz edemediği hal...

20130716

mektup-laş-ma(K)


         Bu zamanlarda garip bir mektuplaşma heyecanı sarıp sarmalamış beni. Bir posta memurunun gelip, zilime basıp bana bir mektup vermesi isteği neden bu kadar pahalıya mal oluyor anlamıyorum...Ama sanırım benim mektuplaşma isteğimin tarzı biraz postmodern o yüzden kimse bana menfi-müsbet bi geri dönüş zahmetinde dahi bulunmuyor...Postmodern, çünkü tanıdığım birinden mektup almak istemiyorum. Çünkü tanıdığımız veya tanışacağımız birine karşı samimi olamayacağımızı düşünüyorum hiddetle...o sebebtendir benim illa da hiç tanımadığım biriyle mektuplaşmak isteğim....Düşünsene sevgili sıkıılan insan; hiç tanımadığın birine sanki 40 yıllık kankinmiş gibi içten samimi mektuplar yazıyosun. yalansız ve maskesiz...sadece ruh hallerini anlatıyosun vaya kızdığın sevindiğin şeyleri sansürsüz bir şekilde yazıyosun ve yolluyorsun...ama tabiki de böle çok çok gizli şeyleri yazmıyosun çünkü hem buna gerek yok hem de insanoğluna güvenilmez oyle çok.....Mesela bir mevzu var hayatında bir türlü işin içinden çıkamıyosun ve de bahsi geçen mevzu seni fazlasıyla yoruyor ve sıkıyor. Alıyosun a4 kağıdını sıkıldığın bir zaman diliminde başlıyosun ayrıntılarıyla yazmaya ve akabinde götürüp ptt ye teslim ediyosun....sonra bakıyosun ki sana bi mektup gelmiş bir hafta sonra. - nasıl heycanlanacağını hayal et - acıp okuyosun bi de ne göresin; o karmaşayla bi dalga geçmiş ki o mektup arkadaşın, kahkahalara boğula boğula okuyosun millet gelip soruyor hayırdır ne oldu diye? anlatmıyosun tabii...:) tabi bunun bir de romantizm tarafı var ki bunu asla gözardı etmemelisin...o yüzden cinsel yönelimin yönünde bir cinsiyet seçmelisin -homoseksüel olabileceğini düşündüm o yüzden ''yönelim''-  Yani mesela sana mektup atan kişinin suratını felan merak edeceksin veya onunla romantik bir mekanda filtre kahveni yudumladığını hayal edeceksin....yani benim için bir şeyin romantik olabilmesinin 1. şartı kadın'lı olması olduğundan dolayı bir kadından mektup almalıyım ama asla tanışmicaz  bu da romantizmin boyutunu derinleştirecek ve kendini daha heycanlı hissedeceksin mektup beklerken....Hasılıkelam; mektup arkadaşı arıyorum

20130414

kadın, o kadın, o

            O'nun esmer pürüzsüz teninini özlüyorum....ve yumuşak bedenine sımsıkı sarılmayı özlüyorum...ve O'nu bitirmeyi özlüyorum...ve O'nu aynada izlemeyi özlüyorum....ve O'nun sımsıcak bedenini özlüyorum....ve O'nun dolgun dudaklarını özlüyorum......çok zaman oldu gideli...keşke o kadar acımasız sözler söylemeseydim....keşke o bu kadar acele etmeseydi gitmek için....ama hissediyorum ki beynimden de gidiyo....içimdeki son çırpınışları bunlar....sonra onu artık özlemeyeceğim....

20121130

gizlenirken kendinden

                ''kendini unutmak''  ve ''tüketmek'' kavramları arasında sanırım çok az fark var.. Ancak buna rağmen kafamda tüketmek gayet pis ve uzak bir kelime iken; aksine, kendini unutmak  yakın ve meşru bir kavram...o farka dönecek olursak; sanırım tüketmek, kendini unutmak a kıyasla daha bi bilinçsizce yapılan bir şey. Onun dışında genel itibariyle aynı şeyler...ama ben ne zaman yaptığım ahlaksız veya aptalca bir şeyi düşünürsem, aklımda ''kendinden kurtulmak için'' nükleer başlıklı füzelerim ateşleniyor ve vicdanımı anında hizaya getiriyorum...oysa güpegündüz ortada, ben herşeyle onu ''tüketmek'' için kontak kuruyorum...isanlar, kavramlar, kitaplar v.s.  İçimde inanılmaz bir tüketme arzusu var..bir yıl önceki benle alakam yok. Hayatımın bütün kontrol mekanimalarını terkettim...yakın veya uzak tek bir hedefim yok...Hayat bir nehirse ben onun içine kırılıp atılmış bir ağaç dalı gibiyim; öyle savunmasız, öyle başıboş ve öyle enerjisizim...o su beni nereye götürürse ben de oraya gidiyorum..
               2 gece önce kendimden ne kadar utandığımı anlatamam...o soğuk odada ve karanlıkta öylece bekledim. yavaş adamlar atıyordum duyulmasın diye...öksürmek istiyordum ama bunu duymasınlar diye yapmıyordum...kadınım diğer odada ağlıyordu ve ona hiç mi hiç yardım edemiyordum...kapalı kapılar ardından yükselen bağırışmaları duymak için uğraşıyordum ama çoğunu duyamıyordum...bekleyerek sigara içmeye devam ediyordum..öksürmek istiyor ama bunu yapmıyordum..yavaşca pencereye yaklaşıp izmaritimi pervaza bırakıyor gerisin geriye kapının ağzına geliyordum...acıdım kendime... 2 gece önce bu halimin ağırlığından kurtulmak için kendi kendime ''evet bu heycan beni kendimden uzaklaştırıyor biraz o yüzden iyi bir deneyimleme'' diyordum..ama hayır ben o gece o soğuk odada üşüye üşüye kendimi ve kadınımı tüketiyordum...
                bu son bir kaç aydır bundan ibaretim.. hiç düşünmüyorum  ve hiç okumuyorum neredeyse
ama devam ediyorum herşeye ve her zamanki gibi çok gülüyorum...yalan dolan ve anlamsız şaklabanlıklar...işte benim yaşadıklarım..bu yöntemle korkularımdan ve handikaplarımdan kurtulmayı planlıyorum....handikaplarıımdan kurtulacağım kesin gibi ama korkularımdan kurtulmak sanki epeyce vakit alacakmış gibi...
                içinde yaşadığım deri filmini izledim geçen almadovar'ın....ordaki kaplan'ın sevişmesi bana beni hatırlattı ve sevişirkken içimdeki şiddeti mi ortaya çıkarıyorum diye düşündüm...sonra bu konuyu düşünmekten vazgeçtim...

20120907

Kocaman eller ve esmer memeler

                üç saat uykunun akabininde genç görünümlü yaşlı adam ayağına giydiği parmak arası terlikle henüz modrnleşememiş bir semtte NorLevo adında hayat kurtarıcı bir ilaç arıyordu...kadın hala uyoyordu...genç görünümlü yaşlı adam girdiği ilk eczaneden ilacı istedi...kalfa gidip ilacı ustasına sordu ve bişeyler konuştuktan sonra bıyık altından güle güle getirip adama uzattı...adam bişey sormadı...kalfayla göz göze gelmemek için uğraşıyordu ama kalfa gayet inatçıydı ve gözleriyle dün gece olan biten her şeyi biliyorum demeye niyetlenmişti...neyse genç adam kalfanın edepsizliğini  toyluğuna bağışlayıp onun istediği gibi davrandi..
                eve vardığında kadın uyuyordu...kadının esmer ve dolgun bedeni öylece uzanıyordu örtüsüz ve yüzüstü....seksi olmaktan çok mahsum ve şefkate muhtaç görünümlüydü...genç görünümlü yaşlı adam önce ilacla ilgli bi şeyler okudu sonra bir büyük pardak su alıp kadını uyandırdı...kadının yüzünde saç ve alnında teninden daha esmer lekeler vardı..Adam ayakta kaldı ve kadının ilacı almasını istedi...''ikisini birlikte alıyosun'' diyen tok ve taze bir ses odadaki tek gürültü oldu...çünkü kadın o kadar yavaş ve narin su içiyordu ki; ses duymak imkansızdı....ilacı içti ve uyudu esmer kadın yine o narin ve yatağı incitmeyen kibar edasıyla...
                adam duşa girdi ve sonra da çıkıp gitmesi gereken yere gitti...kadın uyumaya devam etti..
                Genç görünümlü yaşlı adam sürekli esmer kadının memlerini düşündü....esmer simetrik pürüzsüz ve yusyuvarlak iki tümsek ve uçlarında çıkıntısı olan bir alan...esmere çalan bir kırmızılık ve yan yatarken dehşet derecede albenili ve güzel şeyler...