dingin
huzursuzluğun artık mutsuz edemediği hal...
20110812
Acı(ma)sızlık
o da acımasızlaştı...
Bana saldırdı...Neden bilmiyorum?..üzerime üzerime geldi...en hassas yerlerimden yıkmaya çalıştı beni...Nefretini büyütmüş beslemişti...defalarca benim kişiliksiz aptal, korkuç ve çok zayıf olduğumu mimledi...Buna bu kadar niye ihtiyaç duyuyor anlamadım..... hiçbir zaman anlayamadım....Acımasızca özüme açtığı amansız savaşını kibirle yönetiyordu.
Ben de acımasızlaştım...
Üzgünüm ben bir melek değilim...Hayır gerçekten değilim...Peygamber de değilim..Bir insanım...Sade bir insan....herkesten biriyim...Sen bana böyle zalimane saldırıyorken karşında durup, zaferlerinin keyfini yüceltmenini sus-pus kalarak besleyemem...Ben de zehirliyim ve bu zehirlerimi derinin diplerine kadar akıtmasını bilirim..Senin de zayıf olduğun yerler var benim olduğum gibi ve ben bunların gayet farkındayım...Seni hassas yerlerinden nasıl yerlere vururumun yolunu ben de biliyorum...Ve inan bana eğer sen savaşı başlatırsan ben de sana yapabileceklerim konusunda geri durmam....
Savaş başladı...
savaş bitti...
biz de bittik ...
Bir sonraki kişilik yıkım saldırısına artık daha tecrubeli birileri var bu dünyada...İkimizin de apoletlerimiz arttı.... üstelik daha bir gözü kara ve şatafatlı bu son kazandıklarımız...Artık nasıl, su içer kolaylıkta insanın kişiliğine saldırabildiğimizi omuzlarımızdaki şaşadan anlayacaklar insanlar..Artık ikimiz de daha acımasızız..Artık biribirmizi ve diğerlerini acıtmada eskisinden daha güçlüyüz...
biraz insanın mayasında var galiba...Bu duygu o kadar güçlü ki; insanın geriye kalan o daha değerli dünya için beslediği ve inantla vazgeçmediği değerlerini bir çırpıda kenara itiveriyor...Acımasızlaşınca biri, karşıdaki köpek olsun, yerle bir olsun, sürünsün istiyor..nefessiz kalıp şuracıkta gözlerimin önünde acıdan neredeyse geberecek kadar kıvransın istiyor...
20110810
bu kent ve ben
Sevgili sıkılan insan; ben de senin gibi etkilendim ilk okuduğumda Kavafis in kent şiirini...ama kavafis gibi düşünmüyorum ne yazık ki..! Bu şehirden gitmek istiyorum...Bu şehir benim zindanım oldu bunca yıl...Bu şehir yüzünden hep hakkettiğimden daha az hayat alıyorum gibime geliyor....Bence suçlu ben değilim...... ben olsam bile suçun az bir kısmı benim payıma düşen ve bence suçun büyük kısmı bu kentin...Bu kent lanetli bir kent...Tanrı bu kentte kalanları da sevmiyor fikrimce...Bu sebepten bu kenti terk etmek istiyorum...Bu kentten sıkıldım....Gitmek istiyorum..Eğer gidersem işler biraz normalize olacakmış gibime geliyor..Yine coşkun coşkun akabilecekmişim gibime geliyo...Kıracağım insan sayısı azalacakmış gibi geliyo....Ama gidemiyorum....yazık ki, her denemem başarısızlık....sonra yine kente bakıyorum ve o kavafis'inkiyle aynı his:
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün
boşuna bunca yılı tükettiğim ülkede'
Eğer ben gidersem bu şehrin arkamdan gelmesine müsade etmicem...onun tek bir zeerresini yanımda taşımayacağım....Kendimi koparıp gideceğim bu şehirden sürgün edilen biri gibi.....herşeyi yarım bırakıp gideceğim ve sonra barışmaya gelmiyeceğim bu şehre....hani o diğer şehre yaptığımdan yapacağım....
Tanrıdan bu sefer ''olsun'' diye rica ederken uzun süre dua etmediğimin bilincine vardım...inşaallah bu sefer giderim bu şehirden.....Sen de amin de sıkılan insan....
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün
boşuna bunca yılı tükettiğim ülkede'
Eğer ben gidersem bu şehrin arkamdan gelmesine müsade etmicem...onun tek bir zeerresini yanımda taşımayacağım....Kendimi koparıp gideceğim bu şehirden sürgün edilen biri gibi.....herşeyi yarım bırakıp gideceğim ve sonra barışmaya gelmiyeceğim bu şehre....hani o diğer şehre yaptığımdan yapacağım....
Tanrıdan bu sefer ''olsun'' diye rica ederken uzun süre dua etmediğimin bilincine vardım...inşaallah bu sefer giderim bu şehirden.....Sen de amin de sıkılan insan....
20110805
tolga'nın ismini koyduğu bir nedeni var.....
ben:Tolga herşey yolunda dimi bi problem yok?
o :hangi konuda
ben:bilmiyorum..Sıkkın bir insan profiili çiziyorsun?
o : :)hangi konuda
ben:sedece bir hiss.somut bi şey yok
o :insan seven biri değilim
grekmedikçe kimseyle konusmam
kendi içimde yasarım
evden dısarı cıkmmam cok lazım olmadıkca
ortamlarda 3. kişiymdir genelde
tabi lideri oldugum ortamlarda vardır ama benim gibi kişilerdir onlarda
sıkkın gozukuyrm o yuzden
sevmem herşeye gülmeyi
ben:anladım.bu hisse uzak değilim ama bi şey soracam
o :tabi
ben:bu sendeki bir dönemsel his mi yoksa kişiliğin mi?
o :tanımadıgım kişilere karşı kişilğim budur
çok yakınımdakiler bilir asıl kimliğimi
ben: yani senin asıl kişiliğin bu sölediklerinin dışında bir şey ole mi?
o : yani aslında bu da benim bir parçam
ben:yanlış anlama ikiyüzl demeye getirmiyorum..seni anlamaya çalışıyorum
o :abi aslında ağır başlı, saygılı8 biriyimdir
ama gel görkü bu ozelliklerim yuzunden orta okulda
surekli ezilen muamelesi gordum, haliyle savunma mekanizması nasıl davranırsalar oyle davran moduna geçtim
çok kavga ettim sonunda soyutladım arkadslardan kendimi
ne kadar az kişi bilirse ağır baslılıgımı o kadar az kişi bana satasırdı
olayın mantıgı buydu basta...sonra lisede iş çıgırından cıktı daha kötü biri oldum...hep daha fazla kötülük bu olanların tam farkına vardıgımda bu kadın kolları işi geldi önüme
benim davamı anlatıyordu biryerde toplumsal cinsiyet olayı
erkek her onune gelenle sevişecek yok sert olacak yok kavga edecek diye dayatılanı yapıyordum
yıllardır
ondan vazgeçtim ben de.....ondan bu işe ilgim.....anlatabilidim umarım
ben:kesinlikle anladım
o :senin de kadınları anlamaktan baska bir sebebin daha vardır herhalde?
ben:kendini bu kadar iyi çözümlemen -eğer doğru çözümlemişsen- benim hoşuma gitti...
o :bir ortamda konusuyrduk kızlı erkekli şöyle bir soru geldi
kızın olsa bizim ilişkimiz gibi bir ilişki yasamasına izin verirmiydin diye
düşündüm öldürürdüm o kızı dedim.....sonra ışık yandı kafamda...sevgilimin babasıda aynı seyi düşünmüyormudur diye.....bu nasıl bir egodur....aynı hakkı kendinde bulup kızında bulamaman
farkındalıgım burda başladı ve utandım gerçekten böyle bencil oldugum için...
ben:.....
o :....
ben:....
........................bu yazı msn min bir kısmından aynen alıntıdır..
....................................umarım tolga görmez............
o :hangi konuda
ben:bilmiyorum..Sıkkın bir insan profiili çiziyorsun?
o : :)hangi konuda
ben:sedece bir hiss.somut bi şey yok
o :insan seven biri değilim
grekmedikçe kimseyle konusmam
kendi içimde yasarım
evden dısarı cıkmmam cok lazım olmadıkca
ortamlarda 3. kişiymdir genelde
tabi lideri oldugum ortamlarda vardır ama benim gibi kişilerdir onlarda
sıkkın gozukuyrm o yuzden
sevmem herşeye gülmeyi
ben:anladım.bu hisse uzak değilim ama bi şey soracam
o :tabi
ben:bu sendeki bir dönemsel his mi yoksa kişiliğin mi?
o :tanımadıgım kişilere karşı kişilğim budur
çok yakınımdakiler bilir asıl kimliğimi
ben: yani senin asıl kişiliğin bu sölediklerinin dışında bir şey ole mi?
o : yani aslında bu da benim bir parçam
ben:yanlış anlama ikiyüzl demeye getirmiyorum..seni anlamaya çalışıyorum
o :abi aslında ağır başlı, saygılı8 biriyimdir
ama gel görkü bu ozelliklerim yuzunden orta okulda
surekli ezilen muamelesi gordum, haliyle savunma mekanizması nasıl davranırsalar oyle davran moduna geçtim
çok kavga ettim sonunda soyutladım arkadslardan kendimi
ne kadar az kişi bilirse ağır baslılıgımı o kadar az kişi bana satasırdı
olayın mantıgı buydu basta...sonra lisede iş çıgırından cıktı daha kötü biri oldum...hep daha fazla kötülük bu olanların tam farkına vardıgımda bu kadın kolları işi geldi önüme
benim davamı anlatıyordu biryerde toplumsal cinsiyet olayı
erkek her onune gelenle sevişecek yok sert olacak yok kavga edecek diye dayatılanı yapıyordum
yıllardır
ondan vazgeçtim ben de.....ondan bu işe ilgim.....anlatabilidim umarım
ben:kesinlikle anladım
o :senin de kadınları anlamaktan baska bir sebebin daha vardır herhalde?
ben:kendini bu kadar iyi çözümlemen -eğer doğru çözümlemişsen- benim hoşuma gitti...
o :bir ortamda konusuyrduk kızlı erkekli şöyle bir soru geldi
kızın olsa bizim ilişkimiz gibi bir ilişki yasamasına izin verirmiydin diye
düşündüm öldürürdüm o kızı dedim.....sonra ışık yandı kafamda...sevgilimin babasıda aynı seyi düşünmüyormudur diye.....bu nasıl bir egodur....aynı hakkı kendinde bulup kızında bulamaman
farkındalıgım burda başladı ve utandım gerçekten böyle bencil oldugum için...
ben:.....
o :....
ben:....
........................bu yazı msn min bir kısmından aynen alıntıdır..
....................................umarım tolga görmez............
20110802
Karmaşa
Bedia'nın üzerine ansızın bir hüzün çöktü...Hüznün kaynağı, yapmak için niyetlendiği işin çırılçıplak zorluğuyla karşılaşmasıydı...İş, sandığından daha zordu ve bu da ağırlık yaptı ruhuna ardından beynine ve nihayetinde bedenine...Usulca sigarsına uzandı...ateş istedi yanındaki arkadaşından tek kelime etmeden...Telefonundan saate baktı. Tam olarak, on dokuz saat yirmi baş dakika olmuştu tek bir şey dahi yemeyişi...Bir yandan alnına sinen boncuk boncuk teri siliyor, öte yanda kahkahalar atan işgüzar bir arkadaşının kaba şakalarına gülümsüyordu...Mekan nargile ve sigara dumanıyla dolmuştu ve sıcaktı...Gitmek istedi bir an, ama mecali yoktu kalkmaya...Bıraktı kendini...''Başladığım herşeyi yarıda bırakmak zorunda mıyım?...Ne yaptım ki tanrıyı bu kadar kızdıracak...Ailemi görmeye gideyim çok uzun zaman oldu'' diye geçiriyordu içinden ki; mekandaki kahkahanın gürültüsüyle irkildi....sigarasını unuttuğunu farketti...Son iki nefesi alıp söndürdü...Garsondan bira istedi...Yeni bir sigara yaktı...Arkasına dönüp kapıyı yokladı..dışarı çıkma ihtiyacı hissetti yineden...yapamadı...ağlamak istedi...Onu da yapamadı...birasını yudumladı....milletin muhabbetine dönüp yalandan gülmeye bıraktığı yerden devam etti.....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

