Siz insanların hayatında olduğunu kuvvetle sandığım bir şey var...bende de oldu...hani böle salt tartışmak için tartıştığınız zamanlar olur ya...işte bu şeyle müptela olduğumuz dönemden bahsediyorum...Tartışma aşkı...berbat ama sevkli bi şey...bi arpa boyu yol gidildiğine tarihte şahit olan ben-i adem yok ama neredeyse tüm adem yavrularının hayatında tecrube ettiği bi griplktir
Benimki lisede oldu..özellikle lise birde...birileriyle boktan da olsa bir mevzuyu saatlerce konuşmak için resmen can atıyodum....Nerden bulaştı bana hiç bilemiyorum ama tartışmak için sürekli bir arayıştaydım....Şimdi yorgunluk şeysi var üzerimde ve neredeyse tahammül edemiyorum...
Şimdi buradan bakınca eğlenceli geliyo o hal bana...Geçen memleketi kurtarmaya nitetlenmiş bir hukukçu arkadaşla konuşurken anımsadım o halimi...Ona tüm zerrelerimle '' bak bacım şimdi sen böle haycanlı meycanlı filansın ya; gün gelir sinersin o yüzden kendinle dalga geç en iyisi'' demek istedim..ama vazgeçtim...hevesini kırmiyim dedim....takılsın o da o limanlarda...
Bu yazının ana fikrini bir argo deyimle özeetliyecek olursak..''Dünya sikime minare götüme '' diyebiliriz en iyi...İdea alemindeki gideri olan erkeklerin hallerini özetliyomuş bu söz...
dingin
huzursuzluğun artık mutsuz edemediği hal...
20111204
20111125
Eğer nasihatle insanlar akıllansaydı, dünyada salak kimse kalmazdı....yok yok..mayada olmayınca kültür inşa e-dil-mi-yor....Bir insan köylüyse köylü kalıyor..bir insanın değer yargısı yoksa onda yeni değerler yaratamıyosun..İnsan değişmiyo....gerçekten de 20 küsürlü yaşına gelmiş ve bir öz inşa edememiş birini ne yaparsan yap değiştiremiyosun....
Bir kadın kocasına istediklerini yaptırmanın bir yolunu bulamıyosa salaktır....bunda kalıbımı basarım...SALAKtır işte....Yazık.... Yazık ki ne yazık!...
Bir kadın kocasına istediklerini yaptırmanın bir yolunu bulamıyosa salaktır....bunda kalıbımı basarım...SALAKtır işte....Yazık.... Yazık ki ne yazık!...
20111115
kadın, o kadın, o (iki)
Hayatın manyak garipliklerle dolu olduğunu her gördüğümde, bunu sıradanlaştırmak için uğraştım kendi içimde...ama bazı bazı öyle şeyler oluyor ki; bu sıradanlaştırma işi zorluyor beni...İşte bu gün saat beş-yedi arası böle bir durum oldu.
Kadını konuşuyoduk akraba denmiyecek kadar uzak yakınımla..Kadını konuşmaya son vermek üzerine bana nasihat etti..tamam dedim...hakkeetten ulaşamıyom ona...hiç bir yerde...Kimselerle takılmayan ve şehrin kötü yerinde yaşayan biri...
ama daha benimle ''kadın'' derecesinde...onu 2 yıl önce dinledim..Masumiyetinin altında ince, eleştirel bir mizahı vardı..ve cepheden yüzünü pür dikkat izlerken gerçekten çok tatlıydı...sonra kayboldu....bir ara ulaştım ama o zaman da ben yerle bir olmuş bir insancık olduğum için uzanamadım ona...İşte bu tanıdığım onunla aynı fakülteden olduğundan sordum ulaşabilir misin diye?...cık'mış....peki dedim..zaten bitirmiş bölümünü...gitmiştir belki bu şehirden...saat hala beş-yedi...ve şarjım bittiği için off-çizgi yim...
meğersem o vakitte ,evimin yanına, bir kahvaltı salonuna gelmiş bir arkadışıyla...benim bir dostum aradı saat yediden sonra...sana niye ulaşamıyom olum? diye soruyo...5-7 arsında mı sorusuna....evet o civarlarda diyo....
sonra onu anlattı biraz v.s. Bir ihtimal doğdu 'kadın'la kontakt kurmanın...
Kadına aşık filan değilim...ilk bakışta aşkın tamamen bir yalan olduğuna inanırım ve gayri samimi olduğuna da...ama merak ediyorum işte bu kadını...acaba nasıl konuşuyo ve rahat biri mi değil mi?...O bildiği dört dilden en iyi konuştuğu hangisi....''Ben de hayattta en çok babamı sevdim''diyen familyadan mı?..Yada beyaz askılı tişörtleri kaçtane?...nasıl sakız çiğniyo?
Kadını konuşuyoduk akraba denmiyecek kadar uzak yakınımla..Kadını konuşmaya son vermek üzerine bana nasihat etti..tamam dedim...hakkeetten ulaşamıyom ona...hiç bir yerde...Kimselerle takılmayan ve şehrin kötü yerinde yaşayan biri...
ama daha benimle ''kadın'' derecesinde...onu 2 yıl önce dinledim..Masumiyetinin altında ince, eleştirel bir mizahı vardı..ve cepheden yüzünü pür dikkat izlerken gerçekten çok tatlıydı...sonra kayboldu....bir ara ulaştım ama o zaman da ben yerle bir olmuş bir insancık olduğum için uzanamadım ona...İşte bu tanıdığım onunla aynı fakülteden olduğundan sordum ulaşabilir misin diye?...cık'mış....peki dedim..zaten bitirmiş bölümünü...gitmiştir belki bu şehirden...saat hala beş-yedi...ve şarjım bittiği için off-çizgi yim...
meğersem o vakitte ,evimin yanına, bir kahvaltı salonuna gelmiş bir arkadışıyla...benim bir dostum aradı saat yediden sonra...sana niye ulaşamıyom olum? diye soruyo...5-7 arsında mı sorusuna....evet o civarlarda diyo....
sonra onu anlattı biraz v.s. Bir ihtimal doğdu 'kadın'la kontakt kurmanın...
Kadına aşık filan değilim...ilk bakışta aşkın tamamen bir yalan olduğuna inanırım ve gayri samimi olduğuna da...ama merak ediyorum işte bu kadını...acaba nasıl konuşuyo ve rahat biri mi değil mi?...O bildiği dört dilden en iyi konuştuğu hangisi....''Ben de hayattta en çok babamı sevdim''diyen familyadan mı?..Yada beyaz askılı tişörtleri kaçtane?...nasıl sakız çiğniyo?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)