dingin
huzursuzluğun artık mutsuz edemediği hal...
20110710
Bir ORTAÇGİL Klasiği daha
Bülent ORTAÇGİL, bir röportajında bu şarkı için ''50 yaş civarına bir armağan'' diyordu...Ben 25 yaşındayım ve şarkıyı dibine kadar hissediyorum..Ne yazık ki..!
20110704
Boşluk duygusu
Kendimin nasıl hissettiğini anlayamadığım, anlatamadığım ama dibine kadar hissettiğim bazı zamanlarım olur. İnanılmaz bir şekilde sevgisiz, kimsesiz, değersiz hissederim..Yokmuşum veya yok oluyormuşum gibi bir hisse kapılırım...Sanki binlerce insan bana bir hiç olduğumu fısıldıyormuş gibi...
Tek bir şey dahi yapmak isteği olmaz içimde...Çünkü o kadar savunmasız hissederim ki bu zamanlarımda; birşey yapma fikri bile beni ürkütür...Oturmak, kitap okumak, tv izlemek v.s gibi rutin şeyler bile benim için korkunç bir zindandan farksız olur..Diğer özel içilesi şeyler bile iticileşir. Böyle zamanlarımda hep sihirli bir değneğim olsun da başıma dokundurur dokundurmaz bilincim geçici bir süreliğine kapansın istemişimdir..Ama benim sihirli bir degneğim yok sayın sıkılan insan ve olacağı konusunda da hiç ümidim kalmadı...İnsan bu tip hayalerini muhafaza edemiyor ve genelde bir gün yokladığında, yerinde nur topu gibi ''büyümüş olma'' hissini buluyor..
Yok oluyorken, insan kendini hissetme ihtiyacı duyuyor şiddetle. Tüm evrene inat ben varım ve işte burdayım demek istiyor ama tüm denemeler kapalı kapılarca nihayet bulunca, son çareye başvuruyor...Kendine eziyet ederek varlığının hissine varmak...Bu eziyet bedeni olursa ne ala; ancak deruni olmasında da bir sakınca yok..nitekim benim yapabildiğim tek tip de bu...İçimde bir yerlere eziyet edebiliyorum...İçimdeki o yer genellikle bir süre sonra bağışıklık kazanıp, tedavi yöntemimi etkisizleştiriyor...İşte o zaman yeni bir odak bulmak için aranıyorum ve genelde de buluyorum...Bu odaklarım biterse ne yaparım sorusunu düşünmedim henüz ancak bir yolunu bulurum gibime geliyor..
Bana bu gece bu yazıyı yazdıran neden bir merak, sevgili sıkılan insan..Acaba bu bahsettğim gibi hisseden var mıdır boşluğu yeryüzünde ...ve hissediyorsa o da bu kadar acı çekiyyor mu bu nöbet zamanlarında...
Tek bir şey dahi yapmak isteği olmaz içimde...Çünkü o kadar savunmasız hissederim ki bu zamanlarımda; birşey yapma fikri bile beni ürkütür...Oturmak, kitap okumak, tv izlemek v.s gibi rutin şeyler bile benim için korkunç bir zindandan farksız olur..Diğer özel içilesi şeyler bile iticileşir. Böyle zamanlarımda hep sihirli bir değneğim olsun da başıma dokundurur dokundurmaz bilincim geçici bir süreliğine kapansın istemişimdir..Ama benim sihirli bir degneğim yok sayın sıkılan insan ve olacağı konusunda da hiç ümidim kalmadı...İnsan bu tip hayalerini muhafaza edemiyor ve genelde bir gün yokladığında, yerinde nur topu gibi ''büyümüş olma'' hissini buluyor..
Yok oluyorken, insan kendini hissetme ihtiyacı duyuyor şiddetle. Tüm evrene inat ben varım ve işte burdayım demek istiyor ama tüm denemeler kapalı kapılarca nihayet bulunca, son çareye başvuruyor...Kendine eziyet ederek varlığının hissine varmak...Bu eziyet bedeni olursa ne ala; ancak deruni olmasında da bir sakınca yok..nitekim benim yapabildiğim tek tip de bu...İçimde bir yerlere eziyet edebiliyorum...İçimdeki o yer genellikle bir süre sonra bağışıklık kazanıp, tedavi yöntemimi etkisizleştiriyor...İşte o zaman yeni bir odak bulmak için aranıyorum ve genelde de buluyorum...Bu odaklarım biterse ne yaparım sorusunu düşünmedim henüz ancak bir yolunu bulurum gibime geliyor..
Bana bu gece bu yazıyı yazdıran neden bir merak, sevgili sıkılan insan..Acaba bu bahsettğim gibi hisseden var mıdır boşluğu yeryüzünde ...ve hissediyorsa o da bu kadar acı çekiyyor mu bu nöbet zamanlarında...
20110628
İnsanoğlu Garip Bişii
Bu gün samimi olmak istemediğim ama eğlenceli bir arkadaşımla bara gittik.Pek vaktimiz olmadığı için birer bira içip çıktık.Akabinde başka bir misafiri almak için havaalanına gittik.Uçağın rötar zıpıtıtı yüzünden gelecek olan misafir gecikti.Biz de sohbete başladık...
Arkadaşım yarın antep'e işi dolayısıyla gideceğini ve orada bilmem ne barda bir gece takılacağını söyledi.O barda çok ''manyak rus parçalar'' varmış.Gecesi beşyüz liraymış..Rusların en sevdiği özelliği temiz olmalarıymış...''Vuruş'' tan önce ve sonra yıkanırlarmış da...bilmem ne de...bilmem ne...
Bir yandan sevmediğim bu sokak serserisi terminolojisine katlanmaya çalışıyorum ve öteki yanda mesaneme feci halde basınç yapan idrarımın sıkıntısına dayanıyorum...
Adam evli...Neredeyse bir yaşında bir bebeği var.Eşini de gördüm güzel bir kadındı...Ancak biraz kiloludu, ki; sanıyorum yeni çocuk doğurduğundan kilo almıştı..
Eleman anlatmaya devam ediyor bana sex işçileriyle yaptığı şeyleri, bense; nasıl bu adama, onu incitmeden yaptığının pis bir şey olduğunu anlatabilirimi düşünüyorum...önce biraz felsefi ve hissi yaklaşmaya çalıştım.Baktım ki adamda tık yok...Sonra adama uzun uzun anlatmaya başladım....bak aids var...tedavisi yok...en çok bu yolla bulaşıyor...Bu arada hiç eşinden söz etmiyorum adam incinir diye...hpv var....hepatit b var c var...bunlar kanser bile yapıyolarmış.....tedavileri çok kısıtlı....ölümünü izliyorsun....kendine dikkat et..Kondom % 100 korumuyor...üstelik bazı hastalıklarda kondom etkisiz....Türk malı kondomlar var bazısı delik....Detaylıca anlatıyorum sağlıklı sex hakkında bildiklerimi...Nihayetinde galiba etkiledim onu ama vazgeçirdiğimi sanmıyorum...Etkiledim çünkü maceralarını anlatmayı kesti...Ben de zafer kazanmış dük edasıyla arkama yaslandım...Biraz keyfini de kaçırdım galiba ama bu yüzden aferin'liyorum kendimi..Öle herşeyini anlatmasın bana...
Neyse ki misafir geldi de sıkıcı muhabbetti bitirdik...Ben de evime yakın bir yerde indim ve ayrıldım onlardan...
Benim anyamadığım şey; bir insanın nasıl olur da hiç tanımadığı bilmediği biriyle sex yapabiliyor oluşu...Bazen düşünüyorum da bana inanılmaz sıradışı geliyor..Bende; en ufak sinirlenişinde çıkarıp tabancasıyla adam vurabilen insanın yarattığı ''esrarengiz şahsiyet'' hissini uyandırıyor...Bence bu insanlar araştırılmalı...Ben sex yapmak bi kenara yani tanıştığım biriyle ten temasında bile huzursuz oluyorum..Bu gibi insanlar yarım saat önce tanıdıkları birinin içine giriyorlar...
Bu mantık sexi de fazlasıyla değersizleştiriyor...Oysa sex bu kadar içi boşlaştırılmamalı...Anlamdan ve histen bu denli uzaklaştırılmamalı...Varoluştan beri süregelen bu eski ritüel biraz daha saygıyı hak ediyor...Ben sex yapabilmek için illa da aşık olmalısın demiyorum ama biraz tanımalı insan yatacağı kişiyi...Yani en azından bir kaç gün-hafta vakit geçirmeli...Yoksa masturbasyondan ayırt edilmez olur..
.
20110624
Amansız Hastalığım
Dört yıl önce başladı bende bu garip rahatsızlık.....''İri gözlü kadın hastalığı'' diyorum adına..
Hastalıkla ilgili olarak:
Semptomları şöyle; ne zaman ve nerde olursa olsun iri gözlü bir kadın görürlerse gözlerini alamaz bu hastalar. Bazen sırf iri gözlüdür diye sevimsiz kızlarla arkadaş olabilirler....Özellikle iri ve siyah gözlü kadınlar bu hastaların en kocaman zaaflarıdır...İri ve kara gözlü kadınlar, bu hastaları hiç uğraşmadan köpek gibi kendilerine bağlayabilirler ve onlara diledikleri zulmu yapablirler çünkü hiçbir zaman kendilerinden uzaklaşamıyacaklarını anlar bu kadınlar...
Patolojisi henüz hiç bilinmiyor pek görülmediğinden bilim adamları bu konuya kafa yormak dahi istemiyor...Hatta bir tane doktora anlatıldığında bu vaka, doktor tarafından ''lan bi siktirin başımdan bea'' tepkisiyle geri çevirdiği anlatılıyor üçüncü sayfa haberlerinde...Bu haberi duyan ''iri gözlü kadın'' hastalığına yakalanmış hastaların aldığı, meclisi boykot kararı gizleniyor ''candaş medya'' tarafından üstelik......Bunun yanında hastaların içsesi, yaşlıların dahi ahlakını bozduğu gerekçesiyle tanrının melekleri tarafından filtre konmuş durumda...
Tedavisi için ne yazık ki henüz bir ilaç yok..ve cerrahi olarak da hiçbir tedavi uygulanamıyor bu hastalara...Ancak bazı sanatçı ruhlu doktorlar tarafından iri gözlere bakmanın bu hastaları rahatlattığı söyleniyor...Bu haastaların nöbetleri başladığında iri siyah ve makyajlı gözlere bakmaları öneriliyor WHO tarafından..
Hastalıkla ilgili olarak:
Semptomları şöyle; ne zaman ve nerde olursa olsun iri gözlü bir kadın görürlerse gözlerini alamaz bu hastalar. Bazen sırf iri gözlüdür diye sevimsiz kızlarla arkadaş olabilirler....Özellikle iri ve siyah gözlü kadınlar bu hastaların en kocaman zaaflarıdır...İri ve kara gözlü kadınlar, bu hastaları hiç uğraşmadan köpek gibi kendilerine bağlayabilirler ve onlara diledikleri zulmu yapablirler çünkü hiçbir zaman kendilerinden uzaklaşamıyacaklarını anlar bu kadınlar...
Patolojisi henüz hiç bilinmiyor pek görülmediğinden bilim adamları bu konuya kafa yormak dahi istemiyor...Hatta bir tane doktora anlatıldığında bu vaka, doktor tarafından ''lan bi siktirin başımdan bea'' tepkisiyle geri çevirdiği anlatılıyor üçüncü sayfa haberlerinde...Bu haberi duyan ''iri gözlü kadın'' hastalığına yakalanmış hastaların aldığı, meclisi boykot kararı gizleniyor ''candaş medya'' tarafından üstelik......Bunun yanında hastaların içsesi, yaşlıların dahi ahlakını bozduğu gerekçesiyle tanrının melekleri tarafından filtre konmuş durumda...
Tedavisi için ne yazık ki henüz bir ilaç yok..ve cerrahi olarak da hiçbir tedavi uygulanamıyor bu hastalara...Ancak bazı sanatçı ruhlu doktorlar tarafından iri gözlere bakmanın bu hastaları rahatlattığı söyleniyor...Bu haastaların nöbetleri başladığında iri siyah ve makyajlı gözlere bakmaları öneriliyor WHO tarafından..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




