dingin

dingin
huzursuzluğun artık mutsuz edemediği hal...

20191122

cuma yalnızlığının huzursuzluğu

Yalnızlığa alışılıyor mu bilmiyorum ama kolaylanabildiği kesin. Yalnız yaşadıkça ve yalnız hissettikçe onunla iyi geçinmeyi öğreniyorsunuz.  Bende de durum buna benzer ( her ne kadar normalde olması gerekenden çok daha erken olduysa da... ) Son 1-2 yıldır ise aksine daha az yalnızım. Ancak kendimi tanıdığım günden beri yalnızken veya değilken dahil olmak üzere cuma yalnızlıklarını kolaylayamıyorum bir türlü. Cuma gecesi çıkıp eğlenmesem bile bir insana ihtiyaç duyuyorum. Muhabbet etmek istiyorum. Cuma seksleri kadar bereketli ve güzel seksler yoktur çünkü yorgunsundur hafiften ve yarın iş anksiyetesi yoktur.  Partnerinin koynuna girer içinde yok olur ve yeniden doğarsın üstelik tüm bu zamanlarda seni izleyen şefkat dolu gözler karşısında. Cuma gecesi yapılacak en iyi şey ise bir rock mekana gidip orada bir güzel çakırkeyf olup, kafanı sallayarak içindekileri biraz boşalttıktan sonra, o mekanda tanıştığın kızlarla kahkahalar atıp milletle dalga geçmektir. Bundan sonra geceyi titrek bir ejekülasyonla bitirebildinse senden kralı yoktur. (yalnız dikkat ettim mesele ejekülasyona gelince hemen eril kelimeler..kral... yazının içeriğinde düşüklük filan oldu :) ).  Yalnız canım sıkılan insan; bugün yani şu mübarek günde ben evimde oturmuş sıkkın bıkkın whatsapp- tinder- instagram  3 lü salaklığı içinde kayboluyorum. kimseyi de ikna edemedim. ne sekse ne de bi mekanda içmeye. herkes önceden plan yapmış. haftaya yapalım diyor. Haftaya ben de yaparım canım arkadaşım şuan önemli dedim hepsine. siz siz olun cuma akşamlarınızı doldurun. benim gibi olmayın. ilginçtir huzursuz hissediyoken masturbasyon da yapamıyorum. 
 bi ara biriktirdiğim kadından hikayeleri yazayım

20190508

Tinder muhabbeti

Tinder a sardım fena halde... ilginç çozümlemelerim ve tespitlerim olabilir... olmayadabilir ama şu kesin ki konuşulmasi gereken bir konu.

20181018

Ben üzre

Sarı sonbahar geldi geçiyor bile. Ben içimde şüpheler korkular kaygılar ama koştur koştur koştur yaşıyorum bu şehri ve öyle narin yudumluyorum ki denizi hala alışamadım. Dalgalar benim giz'lerimi kıdıklıyor. Ama koş koş koş... öyle işte... arzunun yerini alışkanlık ve rutine bıraktığı o güvenli ama bazen sıkıcı yerdeyim. Kaçıp gittiğim bi yer yok çünkü bu şehrin her yerinde insanlar var ve insanları seviyorum. İnsanlar riyakar tatlı çıkarcı ve çok güzeller...ama yine koş koş koş... Bob Dylan dinlemeye başladım. Rock n roll zaten hızlı, beni accık yavaşlatsin...

20171102

Dağınık


Epey zamandır dağınık hissediyorum. Ruhum aklım ve dikkatim o kadar parça parça ki hiçbir şeye focus on yapamıyorum. Şair benim tüm ruh dünyami bir şiirle ve özellikle bu şiirin şu kelimeleriyle özetlemiş:

 Öylesine bağsız ve yeğniyim ki bu hafifliğin şiddetinin bedelini bir gün öderim diye düşünüyorum  


20170924

Yeni'ler ve iki tesbit

Canım sıkılan insan merhaba tekraren.
Bir dizi şeyi yeniledim hayatımda işimi, çalışma durumumu, çevremdekileri, evimi, şehrimi, bedenimi(zayıfladım biraz😉)... bunca şeye adapta olmakta zorlanıyorum. Hele iş; çok yoruyor beni ve sanki boğuyor yoğunluk... Bu uyum sürecinde kendimle uğraşmadığim için kısmen ruhi bi rahatlama dönemi yaşıyorum yani içsel izdiraplarim azaldı epey... bi daha ne zaman nüks eder bilmem ama şuan uykuda ve bu iyi hissetiriyor... yaşı benden büyük büyük poposu olan kadınlar tanıyorum bu aralar sıkça...bu konuya sonra gelecem

Onca yeni şeyin içinde tikanmişken şunu farkettim ki, çok hızlı samimi olunca çok daha hızlı da kopma oluyormuş... yani ilişkilerimizi zamana yayıp yedire yedire inşa etmeliymişiz. Öyle tezcanliliğa lüzum yok. Samimiyet gerektiren şeyleri hızlı samimi olduğun insanlarla yapmamalısın. Sanki gitmeler biraz gelmelere benziyor ve en az gelirken ki sevinç kadar belki de daha fazla giderkenki hüzün sarsıyor. Elhasil zor işler bu gelmeler-gitmeler.

Bişey daha söylemeliyim sevgili sıkılan insan,  kimse kimseye kolay kolay emek vermiyor. Kimse kimseyi büyütmüyor. Çok az efor bile yetecekken yapmıyor ve sana emek vermiyor. Muhtemelen karşılığını alacaktır ama ona rağmen sana emek vermiyor. Oysa insan emekle guzelleşir insan birini büyütünce büyür ve kemale erer.

Öyle işte... bunca şeyi yaşarken düşünürken... geçip giden yıllar kalıyor bize bi tek ve alnımıza, göz çevremize konan çizgiler.

20170711

İlkeler


Ne oldu ilkelerine firari... esnete esnete hiçbir şey bırakmadın kendinde. Hani o seçimler yapardın ve bu tercihlerin sonuclarına mertçe goğüslediğin zamanlar. Neden onları bu kadar geride bırakıp kendine ve nefsine bu kadar yenik düştün sayın firari. Oysa ilkeler değilmiydi seni sen yapan güçlü yapan şey. Varoluşunu pekiştiren sen dik tutan o herkes gibi olmadığın zamanlar değil miydi. Yok. Hayır. Bu denli kendini bırakamazsın. Bu denli vazgeçemezsin firari kendinden. Dinginliğin tamamen bitmiş farkındaysan. Halbuki sendeki huzur o dinginlikten gelirdi ve dinginliğinin omurgasini da prensiblerin oluştururdu. Hani o esnetmeye izin vermediğin ve 4 elle sarıldığın prensiblerin...işte onlardan bahsediyorum.

Kendine gel...cidden kendine gel... bu ne saçmalık yaa... bu kadar arzularının esiri olamazsin...sen insansın...insan.

İlkelerine geri dön.

Arzularını terbiye et...tüketmek yerine anlam kat yaptığın şeylerde. Bu kadar kendinden uzaklaşirsan bi daha geri dönemezsin...

20170510

Noe'nin akla getirdikleri

"Murphy kanunu: Eğer bir şeyin kötü gideceği varsa kötü gider" diyor... öyle mi gerçekten? Öyle sanki...

Aşk ve cinsellik ne kadar birbirine bağlı ve bağımlıdır.? Yani bize öğretildiği gibi cinsellik aşkta ikinci planda mıdır yoksa tam tersine primerin ta kendisi midir? Ben gaspar gibi düşünüyorum...

Hayatın niteliğini 3 kelime ile özetle dersler bana benimki de aşk, gözyasi ve sperm olur.. vücuttan çıkıp çok sevdiğim yegane iki somut şey kesinlikle sperm ve gözyasidır... ikisi de naif ve kırılgandır ve ikisi de hem haz verir hem de hüzünlendirir...Aşkın duygusal karşılığı dinginlik, gözyaşının pişmanlık, spermin yorgunluktur... yani duygu dünyamızın da niteliği; hayatın niteliği olan o üç başat kelimenin izdüşümü olan dinginlik, pişmanlık, yorgunluktur... bu 3 kavram aşk gozyasi ve sperm kadar biribiriyle ilintilidir... ve bu hisler insana "yaşamak"i animsatır...

Sevgili sıkılan insan... yeni şeylere bu kadar açken gözümüz, kulağımız, tenimiz ve rutin olandan bu kadar tiksinirken ve klişeden bu kadar kaçarken; bizi kurtaracak olan aşk'tan başka ne olabilir ki?...Evet aşk... ama noe'nin love'u mu? Bence değil... eğer bu yukarıdaki duygudünyamiz bir batakliksa noe'ninki gibi bi aşk bu bataklıkta çıkmak için çırpınıp didinmekten başka bişey değildir... daha çabuk ölmekle sonuçlanacak bir tedavi modelidir... ki bana soracak olursan gerçek aşk da noe'nin bahsettiği aşktir...şu güzel memleketimde aşk olduğu zannedilen tonla angarya vardır...belkî şunu diyebilirsin sevgili sıkılan insan...o aşk o erken ölüme değer... buna dicek bişey yok...

ENTER THE VOİD'in giriş sahnasindeki tripte içsesle kurulan monolog benim hayatımda sürekli olarak var... sanırım bu cok fazla içime çekildiğimin göstergesi ama bana dağılmadan düşünme imkanı sağlıyor gibi hissediyor...

Peki ya o kasabın kafasının içi...herkese karşı tek başına hissetme ve bunun verdiği herkesten intikam alma düşünceleri...beynini susturamamanin verdiği o acı... enseste girmicem..kasmaya mecalim yok aq...

Ozcesi; ben bu adamı seviyorum çünkü filmleri "herkese hitap etme kaygısı" adlı o lanet olası 21. yy hastalığı taşımıyor...çünkü diyor ki sana; 30 sn'de defol git eğer gereğinden fazla normalsen....çünkü o toplum denen baskı aracına ayak uyduramayan %0,1 lik kismin filmlerini çekiyor...ve sanırım bana fazlasıyla hitap eden filmler...ne yazık ki mi desem ne mutlu mu desem bilemedim...onu da sen de bea sıkılan insan...heaa?...dea bana de aslan parçası?!😊




20170507

Yağmurlu ikindiler


     Saat 15:36...ben yatağımda uzanmışım dışarıdaki yağmur sesi ve inşaattan gelen çekiç sesleri ve gök gürültüsü ve yağmur tanelerinin dövdüğü hangi saçakta olduğunu bilmediğim ama yakın olduğundan emin olduğum sac...ellerimi karnımda kavuşturmuş dinliyorum bu harmoniyi...sağ yanımda kitabım onun yanında sigara ve ateşim onun yanında da telefonum.. sol yanımda tv nin uzaktan kumandası var beyaz çarşaflı yatağımda...nasıllığını ve nedenini bilemediğim engin bir dinginlik hali var yine üzerimde... kaygılı değilim. Mutsuz değilim. Korkmuyorum. Sonsuz bir tatminlik var içimde. Sanki sonbaharda ılık koca bi havuzun dibinde bağdaş kurmuşum da ordan göğü izliyorum gibi...

Düşünüyorum... Aklıma en olmadık şeyler geliyor. Yağmurlu havalarda aşkla seviştiğim kadını anımsadım...yağmur ve seks... biribirini tamamen bütünleyen iki yokoluş...


Cuma akşamından beri çıkmadım yatağımdan...film ve eleştirileri ve kitaplar ve hayaller... demleniyorum ve dinleniyorum...ruhum usul usul terbiye oluyor...bedenim de keza...az yiyiyor geç uyuyor geç uyanıyorum...göğüs kafesimde bir hafiflik var.


Bişeyi özlüyorum ama ne veya kim olduğu konusunda hiç bir fikrim yok. İnsanlar... hikayeler... kendim...

Kitabima doneyim iyisi mi...

20170427

Kiskanç adamlar



Beni kıskanan adamlar da olmasa iyice bittigimi kabul edecem kendi icimde... iyiki varsınız kıskanç adamlar...

20170405

Oleden sonra



Neredeyse her oleden sonra özellikle saat 2 ile 6 arasında bende bi kendi kendine acima  ve hayata dair bir geri çekilme ruh hali zuhur ediyor...nedendir bilinmez duraliyorum...umarım değişir diye buraya yazıyorum...

  Allahim benim canımı alırken oleden sonra alma lütfen...🙏

20170215

Eski anayasanın yeniymiş gibi yapan maddeleri


  1. Benim bıktıran ve yoran bi sevme stilim var galiba...
  2. Bugün cafede oturmuş sigara iciyorken "siz benim neden içtiğimi nerden bileceksiniz" çalışıyordu... o kadar hoşuma gitti ki anlatamam. İliklerime kadar...
  3. Benim anksiyetem artıyor ve iyi değil benim için çünkü verimimi düşürüyor 
  4. Ahh...bosveremiyorum bazen...
  5. Gunleri takip etmiyorum artık ve izin aldım bi süre ise de gitmiyorum 
  6. Kar yağıyor...gece yağıyor genelde...odamın penceresinden bi sokak lambasının kar yağışı ile olan dostlugunu izliyorum.. büyük huzur veriyor bana. Öyle dingin öyle kendi halinde...
  7. İnsanlar... artık kessin olarak karar verdim ki hiçbir zaman ben bu insanı tanıyorum demeyeceğim...çünkü illa beni şaşırtacak bi saçmalık yapiyolar...
  8. Sırtımın ağrısı kısmen azaldı...
  9. Saçma salak dizileri izliyodum can sıkıntısından artık bıraktım...herkesin bi yerden hiç gormedigi bilmediği bi kızı bi oğlu çıkıyor amk...hayat böyle mi...biz agzini bi kere öptüğümüz kadını unutmuyoruz...neyse...
  10. Efenim'li konuşmaya başladım yine... dalga geçtiğim her şeyin kendisi oluveriyorum mutlaka...
  11. Kameriye'm vardı ilk işe başladığım ve ilk defa para kazandigim yerde... yağmur ve karda oraya sigara içmeye giderdim...burada yok... bura bok bok...bildiğin bok...insanı da bok...çok tatlısı da var ama geneli bok.
  12. Bi kabus gördüm yine....çok kabus görür oldum yine...bi siyah upuzun kobra yılanı kafasını kaldırmış bana doğru geliyordu ağzından zehrini püskürte püskürte...ilkin bi kaç adım kaçıyordum ama sonra kacmanin çare olmayacağını anlayıp duraduruyordum yerimde...tam suratımın önüne kadar gelip duruyordu korkunç siyah kobra...ağzını açıp dilini cikarıyordu yüzümün karşısında... ben de ona tükürdüm ve tükürmemle uyandım..baktım harbiden tükürmüşüm...irkilerek uyanmak kötüydü ama...
  13. Bankacı kizin numarasını bulup aradım...sanırım kendimi affettirdim...iyi oldu...ona da fazla yuklenmistim...yazık ettim kızcağıza aslında...benden hoşlaniyordu...o boynumdaki emme izi ile gitmicektim...amaonu da o oteki pislik kadın yaptı cunku bilerek yaptı...böyle kadınlar biliyo musunuz? Asla sizin olmazlar ama sizi de kimseye vermezler ve paylaşmazlar...zirve bencillik bence...
  14. Kötü bişey de oldu "her" û aradım... sosyalist kürt kızı... bana evliyim dedi ve benimle asla iletisime geçme dedi...tmm dedim arkadaş olalım...istemiyorum dedi...ona üzüldüm...keşke arkadaş olabilseydik...iyi anlasiyorduk. Çok gülüyorduk...ama bu konu onun suçu sevgili sıkılan insan...yemin ederim...onun yüzünden iletisimimiz koptu...ya dedim ona zaten arkadaş olsak da elli yılda bir ararım anca ararım seni...istemiyorum dedi...heceledi hatta...iyi tmm dedim... hoşçakal dedim...Saol dedi...kapattık...
  15. Erkekler de var tabi anlatacak... ama onlar ama onları anlatmak istemiyorum çünkü eğlencesizler...erkekler totalde sevimsiz yani...hiçbir erkekle tek kelime konuşmadan yıllarca yaşarım ama kadınları özlüyorum ve çok orjinal buluyorum...çok keşfedilesi şeyler ler 
  16. Öyle sohbet etmek istedim sevgili sıkılan insan...öperim gözlerinden 👄 ❤

20170130

Whisky in the jar

Hep biraz gevşemek içeren başlarım ama biraz sonra artık okuduğum o küçük yazıya odaklanamaz bulurum kendimi. Gevşetir ama... ve müzik iyî geliyor....pretty woman bile dinliyorum arada... okumam gereken küçük şeyler var... küçük şeyler dediğime bakma aslında büyük etkisi var sonuca... ahhh...ahhh...ahhh... ben alkol seviyorum...seviyorum... beni gevşetiyor... gereksiz anksiyetemi alıyor beni bi müzikte dans edecek kıvama getiriyor ve keyifleniyorum...o fazla olan,  beni siken beynimi biraz dizginliyor bu yüzden seviyorum ...love is funny or sad...but it s beautiful bile dedirtiyor... neyse...neyse... albayim... ı addicted to you diyemedim kimseye ...Yine de iRon en iyisi... neyse albayim anladim zaten yaşanamaz bi dünya inşa edip onun içinde yaşamaya çalışmak imkansız mi diyodu.... bir yanım şunu diyor "heyyy... sosyalist kız seninle mutlu olabilirdik neden gittin..".....neyse albayim kafanı şisirdim. Özür dilerim... velhasıl yorulduk albayim...

20170117

Kimin ahı bu üzerimdeki



Dün aklıma geldi...bu kadar uzun süren mutsuzluk ve hüzün...bunda bi terslik var...kime ne yaptım da cezası bu kadar uzun sürüyor ahı tutmuş da bırakmak bilmiyor...düşünüyor ama bulamıyorum....kimseye bi şey yaptığımı da hatırlamıyorum...hatta bi çok kişi ağzıma zicti...ama yok...yok... ben birinin ahını almışım...

Ben hep o sırların bilmemne bokuna inandım...ben hep birine bişey yaparsan biri de sana yapara inandım...ben bilerek kimseye eziyet etmedim ancak ben uzun süredir bi eziyet içindeyim...ahh...

2017 bana bişey getirmedi...aynı 2016...her şey bokpüsur...

Gidemedim...hayat diye bi şey var benim dışımda...ben onunla uzaklaş uzaklaş artık göremiyor oldum...gözden kayboldu ve ilginçtir ben bu durumu huzurlu hüzünlü bi sükunetle karşılıyorum...

Üleşiyor şeytanlar...nehirleri içimde....hoşt köpekler deyip de kafayı dagitamadim...diyo şarkıda...çok hoşuma gitti...

Hayat diye bir şey var...akıp gidiyor...hayat var...yaşamak var...para ile alakasız makamla alakasız kariyerle alakasız....hayat diyorum...hayat...yaşamak...benim kaybedip artık kovalamaktan bile vazgeçtiğim şey...


Mutsuzum... net... mutsuzum...

Bi de hayat diye bi şey var... bunu unutma sevgili sıkılan insan...her şey ok ama bi de hayat diye bi şey var...


Neyse konu bu değil...o ahını aldığım kişi...özür dilerim...affet...çok çektim, yetsin bu kadar...

20170102

Beyn'im

Sırtım ağrıyor... bazı bazı burnum kanıyor... ben çıktıktan 10 dk sonra klozetin kapağı düşüyor... yorgun hissediyorum... Sırtım ağrımaya devam ediyor... bi film mi izlesem diye düşünüyorum... üşeniyorum... eski sevgilim ajitasyona başladı...2017 den tek temennisi tekrar beni kazanmakmiş... yalan bence... külliyen yalan...inancım kalmadı onun duygusalliğina... asla dönmeyi düşünmüyorum ona... hayatımda bu kadar kötü bir cinsel uyumsuzluğum olmamişti daha önce...onunla tekrar başlarsam kadınlardan soguyabilirim...odamda sigara içiyorum artık...üşeniyorum teras bara çıkmaya...yattığım oda fena sigara kokuyor...elbiselerime de sindi...havalandirinca soğuk oluyor...dışarısı çok fena soğuk... dada'nin medya arkalarını izliyorum aralarda...genelde uzaniyorum... fena halde verimim düşmüş ama bugün yarın toparlicam... göbegim eski formuna kavuştu...sigarayı arttırdım... öksürüyorum...genelde yorgun hissediyorum...kadınlar hakkında düşünüyorum bazen...aşık olunası ne az kadın var yahu... platoniğe bile razıyim...pc min şarjı 5 dk dayanıyor... sabahları kahvalti yapmam gerek...kafamda elli milyon şey var bu aralar...rahatlamam lazım... sakınce hedeflerime yogunlaşmaliyim...Sırtım hala ağrıyor...yan odadaki kişi tv nin sesini çok acıyor...geri zekalı biri olduğunu düşünüyorum...gözlerim kapanıyor yorgun hissediyorum... iş yerim soğuk...az ısınıyor bi de bi kaç bitch var iş arkadaşım...pek bi iki yüzlü...scorp videolarını izliyorum...iş yerim daha yakın olmalıydı... kadınlar... hepsi ritulleri bilip hayatlarına tatbik ediyorlar... erkekler dünyanın en sıkıcı canlısı.... erkeklere tahammülüm pek az... kendileri dehşet sıkıcı oluyorlar bence...Sırtım ağrıyor... yatağıma uzaniyom o zaman diyorum kendi içimde... gözlerim kapanıyor... 6 tane siyah atlet aldım... bir o kadar da boxer... penisime baktım bugün herhangi bi sıkıntısı yarası yok...onun vajinasini geldi aklıma...dudakları ne kadar da büyüktü allahım... ilginç bi anatomi... burnumun kanaması durdu...çıkardım ıslak kanlı peceteyi...aklıma onun kanlı pedi geldi biraz benziyordu...koklamadim...bütün ev sahipleri para için geberen insanlar olduğu gerçeği kabulümdü ama buna otel sahipleri de eklendi artık... bu otel sahibi tam bi oruspu çocuğu... bi de kar yağacak yarın... istediğim şeyler ve başıma gelen şeyleri düşünüyorum...düşünüyorum....çok düşünüyorum...beynimin içinde filler sikişiyor gibi hissediyorum... öyle darmaduman öyle bangır bangır öyle çığlık çığlığa... kendi kendime yaptiğim şeyler...Offf....neyse... güzel şeyler de olacak mı acaba... o en eskisi ile yazıştim dün whatsapp tan... özlediğimi anımsadım...sanırım hala seviyorum biraz ama çok değil...iş yoğun... yoruluyorum laf anlatmaktan insanlara... herkesi katagorize ediyorum...cahil uyanık pîç v.s. gibi....

20161204

ARALIK

Yine geldi bu lanet ay... benim hayatımda her Aralik boktan geçmiştir...bu kez de öyle olacak... belli... ahh be cânim sıkılan insan, ben bu ayda doğdum... bu netameli ayda firlatıldim şu lanet dünyaya... ne büyük kayıp doğmuş olmak...o yüzden bu ay ağzıma siçilacak belli ki...

Ama onun kadar onemli bişey var... sanırım yeni yerim ve isimde aradığım huzuru bulamadım...pişman değilim bu tercihimden dolayı ama sanırım olacam yakında... Offf...

Arkadaşım sabah 9 da mesaj atti bugün...ne zaman gelecen buraya, gel özledim seni...çapkınlık yapalım geldiğinde felan filan...kızım neden çapkınlık yapıyoruz direkt sevişelim demek geldi içimden ama sonra şunu düşündüm. Neden sevişince arkadaşlıklar bitiyor?...neden kadınlar böyle... ben arkadaşlarımla bitmek istemiyorum...ama çoğusuyla bittim...

Aralık kalmış bi kapı ne hissetiriyor ise...şu aralık ayı da onu hissettiriyor bana...

rakıyi özledim... pijemami giymiş ve masaya oturmuş hayal ettim kendimi...önümde rakım karşımda ve yanımda insanlar, güzel bi balık...huzurlu bi sohbet...zaman kaygısının ve iş telaşesinin olmadığı bi akşam sefası... özledim işte... ve aralık ayında ne güzel gider bi bilsen sevgili sıkılan insan...

Başka bi mevzu da var... yüzüme gülen ama arkamdan bana zarar vermek için birilerini fiştekleyen oruspu çocukları var... ahhh bilmiyosunuz...bilmiyosunuz pişman olacaksınız...neyse...


Aralık kalmış bir kapı gibiyim ne kapaniyorum ne de açiliyorum...ve şunu soruyorum kendime neden gittiğim her yerde problem oluveriyor varlığım ve neden beni buluyor...

Geçen gün eski sevgilimi düşündüm... allahim ne büyük akillilik ettim ayrılma kararı alarak...ve ne kadar isabetli bi karar vermişim...

Kıskanma duygusu var bi de... ona girmicem....

Ama bunlar geçecek...bu kara kış ve bu soğuk aralık ayı... bu puştlar, bu boktan herifler....bu otel odası yalnızlığım ve bu hayattan el etek çekmişliğim...hepsi geçecek. ... Yine parlicam bahar güneşinde ve yine özüme dönüp kadınları ve erkekleri etkileyecem...

Göbeğim eridi biraz... dertlenince az yiyen cinstenim ben... ama boğazımi uşüttum...yutkununca şey oluyor... acaba gırtlak kanseri mi oldum...çok sigara içer oldum malum...

Relax olmalı... ve varsın problemler beni bulsun...ama aralık beni korkutuyor...aralıkta hep mutsuz oldum...aralıkta hep keyifsizlendim...

20161129

Eski gibi yeni



İş yerimi değiştirdim
Evimi değiştirdim
Çevremi değiştirdim
Ama hala işlerim rast gitmiyor ve hala mutsuzum

20161128

Panik



Ya yavrum kendim.
Bırak hayat bildiği gibi gelsin. Paniğe ne gerek var yahu...ne olacaksa olsun aq... 

Sen dinginsin firaricim... dingin.... anksiyeteye yer yok hayatında...

Başka bişey de var... kızcağız odama geldi ikinci laftan sonra eli ayağı dolandı birbirine yeminlen...çok güldüm sonrasında... ama benim suçum çünkü gözlerine çok bakıyorum...çünkü dehset masmavi iri gözleri var... alamıyorum gözlerimi bu da kizcagizi heycanlandiriyor...çok masum garibim yaa...😂

Neyse konu şu; paniğe yer yok. Slow down...her şey güzel olacak...

20161119

Para ve kadin....

Benden para isteyen ve vermeyince benimle ilişkisini kesen kadın sayısı 5'e çıktı....Acı ama gerçek... o kadınlar sevişme ihtimali olan veya seviştigim kadinlardi...

Sevgili kadınlar..! Erkeklerden para istemeyin...onların paralarına tenezzül etmeyin... şerefli olun...kendi ayaklarınız üzerinde durun... hele de seks yaptığınız bi erkekten asla para istemeyin...bende bu olunca o kadın benim gözümde direkt bitiyor ve kendimden bile utaniyorum neden bu kadar aşağılık bi kadınla yattım diye...

Seks yaptığınız erkeklerin parasindan uzak durun sevgili kadınlar...yapamıyorsanız şerefli bi şekilde ben seks işçiliği yapıyorum diye kendinize itiraf edin...


Ağır oldu biliyorum ama çok kizdim...

Seks yaptığı erkeğin parasıni yiyen kadina zehir zıkkım olsun o para...seks işçileri hariç...onların bereketli olsun ınsalah...